almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet islami sohbetler

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Memura Çifte İkramiye, Emekliye Sabır Tavsiyesi mi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve memurlara yılda iki kez net asgari ücret tutarında “tatil ikramiyesi” verilmesini öngören teklif kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Teklifin sahibi Ayhan Barut, düzenlemenin memurların sosyal refahını artıracağını ve kamu hizmetlerine olumlu katkı sağlayacağını savunuyor.

Hiç kuşkusuz memurlar da artan hayat pahalılığından etkileniyor. Enflasyon karşısında maaşların eridiği bir dönemde ek gelir önerileri toplumsal karşılık buluyor. Ancak asıl mesele şu: Bu ülkenin yükünü yalnızca memurlar mı taşıyor?

Özel sektörde SGK’lı olarak çalışan milyonlarca insan var. İş güvencesi sınırlı, fazla mesaisi çoğu zaman karşılıksız, sendikal gücü zayıf. Aynı enflasyon onları da vuruyor. Aynı kira artışları onların kapısını da çalıyor. Fakat onlar için asgari ücret düzeyinde ek bir ödeme önerisi gündeme gelmiyor.

Daha çarpıcı olan ise emeklilerin durumu. Yıllarca prim ödeyen, sistemin finansmanını sırtlayan milyonlarca insan bugün en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bayram ikramiyeleri reel olarak erimiş durumda. Kök maaş tartışması bitmiş değil. Buna rağmen emekliler için kapsamlı ve kalıcı bir iyileştirme paketi ortada yok.

Hal böyleyken memurlara yılda iki kez asgari ücret tutarında ikramiye verilmesi önerisi, ister istemez bir adalet tartışmasını tetikliyor. Sosyal devlet ilkesi, en güçlüden başlayarak değil, en kırılgan kesimden başlayarak destek vermeyi gerektirir. Bugün en kırılgan grup kim? Görece iş güvencesi olan kamu personeli mi, yoksa düşük maaşlı emekli ve özel sektör çalışanı mı?

Bir diğer boyut da bütçe meselesi. Böyle bir düzenleme hayata geçerse kamu maliyesine ciddi bir yük getireceği açık. O zaman şu soru kaçınılmaz: Kısıtlı kaynaklar hangi önceliğe göre dağıtılıyor? Toplumsal refahı tabana yaymak mı hedefleniyor, yoksa belirli bir kesime odaklı iyileştirmeler mi tercih ediliyor?

Elbette memurun hakkı savunulabilir. Ancak mesele yalnızca “bir kesime destek” değil; gelir politikalarının bütüncül ve dengeli olup olmadığıdır. Aksi halde toplumda “kamu–özel sektör ayrımı” daha da keskinleşir. Emekliler ve SGK’lı çalışanlar kendilerini sistemin üvey evladı gibi hissetmeye devam eder.

Ekonomik gerçekler ortada. Hayat pahalı, geçim zor. Ama çözüm, bir grubu rahatlatırken diğerini görmezden gelmek olmamalı. Eğer gerçekten sosyal adaletten söz ediyorsak, düzenlemeler tüm ücretli kesimleri kapsayacak bir çerçevede ele alınmalı.

Yoksa çifte ikramiye bir kesime moral olurken, diğer kesim için yalnızca derinleşen bir eşitsizlik duygusuna dönüşebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum